Eşeyli Üreme Nedir? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Eşeyli Üreme Nedir? Çeşitleri ve Özellikleri Nelerdir?

Eşeyli Üreme Nedir?

Eşeyli üreme, genellikle iki farklı cinsiyetteki bireyden oluşan üreme hücrelerinin (sperm ve yumurta) birleşmesi ile yeni bireylerin oluşmasıdır.

Ortam şartları, mevsimler, iklimler vs. dünyada sürekli değiştiği için canlıların değişen ortam şartlarında dayanıklı olması gerekir. Eşeyli üreme ile genetik çeşitlilik oluşur. Genetik çeşitliliğin artması bireylerin değişen çevre koşullarına uyum yeteneğini genellikle artırır.

Eşeyli üremede birleşen hücrelere gamet (n kromozomlu) denir. Gametlerin döllenmesi ile zigot oluşur. Zigotun mitoz bölünmeler geçirmesiyle de yeni birey meydana gelir.

Eşeyli üremede;

  • Mayoz hücre bölünmesi ve döllenme olur.
  • Kalıtsal çeşitlilik sağlanır.
  • Ortam şartlarına dayanıklı bireyler oluşur.
  • İki farklı cinsiyetteki (erkek ve dişi) bireyin üreme hücrelerinin birleşmesi ile yeni bir canlı oluşur.
  • Eşeyli üreme üç aşamada gerçekleşir:

1. Gamet oluşumu

2n kromozomlu eşey ana hücrelerinden mayoz bölünme ile n kromozomlu gametlerin oluşum aşamasıdır. Krossing-over ve homolog kromozomların ayrılmasından dolayı çeşitlilik sağlam, Gamet oluşumuna genel olarak gametogenez, sperm oluşumuna apermatogenez, yumurta oluşumuna ise oogenez denir.

a. Spermatogenez

Testislerdeki sperm ana hücrelerine spermatogonyum denir. (2n kromozomlu ve 2C DNA miktarı bulundurur.) Bu hücrelerin bölünme öncesi DNA eşlenmesini tamamlamış haline birincil spermatosit denir. (2n kromozomlu ve 4C.DNA bulunur.)

Mayoz I bölünmesi sonucu oluşan iki hücreye ikincil spermatosit denir. (n_kromozolu ve 2C DNA miktarı vardır.) İkincil spermatositlerin mayoz II bölünmesinden sonra oluşan dört hücrenin her biri ise spermatit olarak isimlendirilir. Spermatitler farklılaşarak sperme dönüşür ve hareket yeteneği kazanır.

Spermin baş kısmında bulunan akrozom sindirim enzimleri içerir. Yumurta zarının delinmesinde görev alır. Baş bölgesinde n kromozomlu çekirdek ile yumurtaya aktarılacak olan sentriol bulunur. Boyun bölgesinde fazla miktarda bulunan mitokondriler spermin hareketi için gerekli enerjiyi üretir. Kamçı ise spermin hareketini sağlar.

b. Oogenez

Yumurtalıklarda bulunan yumurta ana hücrelerine oogonyum denir. (2n kromozomlu ve 2C DNA miktarı bulundurur.) Bu hücrelerin bölünme öncesi DNA eşlenmesini tamamlamış haline birincil ooslt denir. (2n kromozomlu ve 4C DNA bulunur.) Mayoz I bölünmesi sonucu oluşan iki hücrenin biri ikinci) ooslt diğeri ise birinci kutup hücresidir. Bu hücrelerde n kromozom ve 2C ONA miktarı vardır. ikindi oositlerin mayoz Il bölünmesinden sonra n kromozomlu biri büyük diğeri küçük iki hücre oluşur. Birinci) kutup hücresinin de bölünmesiyle oluşan üç tane küçük hücre kutup hücreleri olarak isimlendirilir. Bu hücreler zamanla eriyerek kaybolur.

Büyük olan hücre ise ootit olarak isimlendirilir. Ootit besin biriktirerek yeterli büyüklüğe ulaştığında yumurta olarak görev yapmaya hazırdır. Yumurtanın büyük olmasında besin biriktirmesi önemlidir. Yumurtaki besin vitellüs olarak adlandırılır.

Farklı türlerde yumurta zarı dışındaki örtülerin yapısı ve sayısı farklılık göstermektedir. Memelilerde yumurta zarının dışında glikoprotein ve polisakkaritten oluşmuş Jel kıvamında bir örtü bulunur. Bu tabakaya zona pellusida denir. Zona pellusida türe özgüdür ve yumurtanın sadece kendi türüne ait spermlerle döllenmesinde etkili olur.

Oogenezde mayoz ile bir tane aktif yumurta oluşur.

2. Döllenme

Gametlerin (sperm ve yumurta) birleşerek 2n kromozomlu zigotun oluştuğu aşamadır. Farklı bireylere ait (erkek Ve dişiden gelen) homolog kromozomlar birleştiği için çeşitlilik sağlanır. Kromozom sayısı tekrar 2n olur.

Döllenme sonucu kalıtsal çeşitlilik meydana gelir.

Yumurta döllenme öncesi etrafa fertlilzin adı verilen kimyasal madde salgılar. Fertilizin maddesi spermin yumurtaya doğru hareketin) sağlar. Her türün fertilizin çeşidi farklı olduğundan farklı türler arasında döllenme gerçekleşmez.

Sperm yumurtanın zona pellsusidasında bulunan reseptörlere bağlandıktan sonra akrozomda bulunan sindirim enzimleri zona pellusida içerisine bırakılır. Sindirilen bölgeden ilerleyen sperm yumurta zarındaki reseptölere bağlandığında yumurta zarı ile sperm zarı kaynaşır. Bu aşamadan sonra spermin çekirdeki yumurta içine girer ve yumurtaki çekirdek ile kaynaşır ve döllenme gerçekleşir.

Spermin yumurta zarına bağlanmasıyla birlikte yumurtadan salgılanan enzimler zona pellusidanın sertleşmesini sağlar. Döllenme zarı denilen bu yapı başka spermlerin yumurta içerisine girmesini engeller.

Döllenme olayı gerçekleştiği yere göre ikiye ayrılır:

1. Dış Döllenme

Balık ve kurbağalarda oluşan sperm ve yumurtalar suya bırakılır. Döllenme dişi bireyin vücudunda değil de suda gerçekleşir. Bu şekilde döllenmeye dış döllenme denir.

Dış döllenmede döllenme olasılığının artması için çok sayıda sperm ve yumurta bırakılır. Gametler aynı zamanda ve genelde aynı yerlere (sığ sulara) bırakılır. Embriyo gelişim süresince ihtiyaç duyduğu besin) yumurtadaki vitellüsten karşılar. Oksijen ihtiyacını su ortamından difüzyonla karşılarken, artık maddeleri de suya verir.

İç Döllenme

Döllenmenin dişi vücudu içinde (yumurta kanalında) gerçekleşmesine iç döllenme denir. Döllenme olasılığı fazla olduğundan az sayıda yumurta yapılır. Buna karşın fazla miktarda sperm oluşur. En güçlü ve sağlam sperm döllemeyi gerçekleştirir. (Bu durum sağlıklı bireylerin oluşumunu sağlar).

Karasal ortamda dışarı bırakılan üreme hücreleri kurur ve canlılığını yitirir. Eklembacaklılar, köpekbalıkları, sürüngenler, kuş ve memelilerde iç döllenme görülür.

3. Gelişme

Döllenme sonucu oluşan 2n kromozomlu zigotun, mitoz bölünmelerle gelişerek embriyoyu ve yeni bireyi oluşturduğu aşamadır. Gelişmenin vücut dışında gerçekleşme-sine dış gelişme, vücut içinde gerçekleşmesine ise iç gelişme denir.

1. Dış Gelişme

Zigotun vücut dışında gelişmesidir. Dış döllenme görülen balık ve kurbağalar ile iç döllenme görülen eklembacaklı, sürüngen ve kuş türlerinde dış gelişme gözlenir.Yumurtalarında yeterli vitellüs olmayan eklembacaklı ve kurbağa türlerinin gelişme sürecinde başkalaşım (metamorfoz) gözlenir.

Hayvanlarda embriyonun gelişmesi sırasında embriyonun korunması, beslenmesi, gaz değişimi ve artıkların uzaklaştırılması için embriyonik örtüler oluşturulmaktadır. Bu yapılar ve görevleri şunlardır:

1- Koryon zarı

Embriyoyu ve diğer embriyonik zarları dıştan saran koruyucu zardır. Yüzeyi geniş olduğu için solunum organı olarak görev yapar. Tüm omurgalı embriyolarında koryon zarı bulunur.

2- Amniyon zarı ve sıvısı

Embriyoyu dıştan saran zardır. Embriyo ile amniyon zarı arasındaki boşlukta amniyon sıvısı bulunur. Embriyo ve amniyon zarı tarafından salgılanan bu sıvı, embriyoyu sarsıntılardan, darbelerden ve ısı farklarından korur. Ayrıca embriyoya hareket serbestliği sağlar. Dış gelişme görülen balık ve kurbağalarda amniyon zarı oluşmaz. Bu canlılar için su doğal koruma görevi yapar.

3- Vitellüs kesesi

Embriyonun besin maddesi vitellüs kesesi içinde bulunur. Vitellüs oranı canlı türüne göre değişir. Plasentalı memelilerde embriyo beslenmesini anne kanı ile yaptığından yumurtadaki vitellüs miktarı çok azdır. Dış ortamda kabuklu yumurta içerisinde gelişen sürüngen ve kuşlarda vitellus miktarı fazladır.

Böcek ve kurbağalarda vitellüs oran olarak az olduğun-dan başkalaşım görülür.

4- Allantoyis

Amniyon zarı ile koryon zarı arasında bulunur. Embriyonun artık maddelerinin toplandığı yerdir. Plasentalı memelilerde artık maddeler anne vücudu ile atıldığından allantoyis bulunmaz. Allantoyis suda gelişenlerde de artıklar doğrudan suya verildiğinden yoktur.

2. İç Gelişme

Zigotun vücut içinde gelişmesini tamamlamasıdır. Memelilerin çoğunda iç döllenme ve iç gelişme görülür. Embriyo annenin uterusunda gelişir. Plasenta aracılığı ile anneden beslenir. Artık maddeler plasenta ile anne kanına Memelilerin yumurtalarındaki vitellüs oranı azdır.

Plasentalı memelilerde (insan, aslan, balina, yarasa, fare vb.) embriyo gelişimini tamamen anne vücudu içerisinde tamamlar, gelişimi tamamlanan yavru doğar. Anne ile embriyo arasında plasenta denilen yapı ile madde alış verişleri gerçekleştirilir.

Canlılarda eşeyli üremenin dışında genetik çeşitliliğe neden olan bazı olaylar da bulunur. Bunlardan en sık görüleni partenogenez ve konjugasyon olaylarıdır.

a) Partenogenez

Döllenme olmadan n kromozomlu yumurta hücresinden yeni bir bireyin yani n kromozomlu (haploit) bireyin oluşmasıdır.
Arı, karınca ve kelebek gibi bir çok canlıda görülür. Yumurta ana canlıdan mayozla oluştuğu için partenogenezle oluşan bireyler kalıtsal olarak birbirinden farklıdır.

Partenogenez ile oluşan n kromozomlu canlılarda, gametler mitoz bölünme ile oluşur. Bazı balık ve kurbağa türlerinde, bazı kuş ve sürüngenlerde de partenogenezle üreme görülebilir. Örneğin “kamçı kuyruklu kertenkelede” diploid partenogenez görülür. Mayoz II’de oluşan yumurta ile yok olması gereken kutup hücresi kaynaşarak 2n kromozomlu hücre oluşur. 2n kromozomlu bu hücre döllenmeden gelişerek yeni kertenkeleler oluşur. Ergin bireyin hücreleri 2n kromozomludur.

Normal olarak partenogenez görülmeyen türlerin yumurta hücreleri, sıcaklık, pH, tuzluluk derecesi değiştirilmesi veya kimyasal uyarıcılarla uyarılarak döllenmeden yapay olarak gelişip birey oluşturabilmektedir. Bu şekilde birey oluşturulmasına deneysel partenogenez denir.

b) Konjugasyon

Aynı tür, kalıtsal yapıları farklı iki hücrenin geçici olarak yan yana gelerek gen (kaldım metaryali) alış verişinde bulunmalarıdır. Bakterilerde ve paramesyumda görülür.

Konjugasyon olayında sitoplazmik köprüden gen alış verişi olur ve tür içi genetik çeşitlilik artırılır.

YORUMLAR

Wordpress (0)
error: Content is protected !!