Havadan Oksijen Ve Azot Nasıl Elde Edilir?

Havadan Oksijen Ve Azot Nasıl Elde Edilir?

Havada oluşan gazlardan iki tanesi bildiğimiz üzere oksijen ve azottur. Ayırmak için bir tür damıtma işlemi yapılır. Azot ve oksijenin kaynama noktasına geldiğinde azot ve oksijen ayrıştırılır.

Havadan Oksijen Nasıl Elde Edilir?

Oksijenin kaynama noktası yaklaşık olarak -183 derecedir. Ayrıştırıldıktan sonra oksijen -200 dereceye kadar soğutulur. Bu işlem gerçekleşirken aynı zamanda oksijen yoğuşmaya başlamıştır. Bu yoğuşma sonucunda oksijen havadan ayrılarak sıvı hale gelir, karbondioksit ise katı hale gelir. Katı hale gelen karbondioksit karışımdan ayrılır ve geriye oksijen ve azot karışımı kalır. Daha sonra azot ve oksijenin genleşmesi gerekmektedir. Genleşen bu hava karışımının kolona gelmesi gerekmektedir. -183 derece kaynama noktasına sahip olan oksijen kolona geldiğinde -196 derecede hala sıvı olarak kalabileceğinden kolonun alt kısmından çıkabilecektir. Böylelikle havadan oksijen elde etmiş oluruz.

Havadan Azot Nasıl Elde Edilir?

Azot gazını ise havadan ayırabilmek için özel makineler bulunmaktadır. Bu özel makineler azotu yüksek miktarda havadan ayırabiliyorlar. Bunun için farklı yöntemler de izlenebilir. Örneğin sodyum hidroksit çözeltisinden geçirebiliriz. Ardından kalan havayı ısıtılmış tribünlerden geçirerek oksijenin de sabit kalmasını sağlayabiliriz. Bir başka alternatif de azotu damıtarak havadan ayırmaktır. Bunun için ilk önce havayı -200 derecelik ısıya getirerek sıvılaştırmamız gerekmektedir. Ardından damıtma yöntemini etkin hale getirebilir, azottan kalan sıvıyı buharlaştırarak bağımsız bir şekilde hava elde edebiliriz. Çünkü azotun kaynama noktası oksijenden daha düşüktür. Bu yüzden oksijenden daha kolay bir şekilde havadan elde edilebilmektedir.

Oksijen Nedir?

Oksijen ilk olarak 1772 yılında Carl Scheele tarafından ortaya çıkarılmıştır. Bu gaz atmosferin neredeyse beşte birini kaplayan bir gazdır. Simgesi O şeklindedir. Kokusu ve tadı olmayan, hidrojenle birleşerek su haline gelir.

Oksijenin Kimyasal Özellikleri Nelerdir?

Oksijenin atom numarası ile 8 olarak bilinmektedir. Sudaki çözünürlüğü düşük olması ile birlikte, ametal gaz grubuna girmektedir. Hidrojenle birleştiğinde su haline geldiğini belirtmiştik. Çünkü su oksijenin en önemli birleşenidir. Daha doğrusu doğada en önemli minerallerin ve elementlerin çoğu oksijen içerir.

Sıvı Oksijen Nedir?

Sıvı oksijen, sıvılaştırılmış havadan elde edilir. Yani oksijen -118 derecenin altında sıvılaştırılamaz. Daha doğrusu basınç olan yerde oksijen sıvılaşamaz. Soğutulmaya daha da devam ederse katılaşacaktır. Katılaştığı zaman mavi rengini alacaktır ve mavi hali dokunulduğu zaman cilde ve gözlere ciddi anlamda zararlar verebilir.

Oksitlenme Nedir ve Nasıl Oluşur?

Maddelerin, minerallerin veya elementlerin oksijenle tepkimeye girmesi sonucu oksit oluşur. Peki, oksitlenme dediğimiz olay nedir? Hemen açıklayalım. Oksitlenme bir nevi yanma olayıdır diyebiliriz. Örneğin demirin paslanması oksitlenmeye örnektir. Çünkü ısı ve ışık vermeyen durumların sonucunda oksijen sayesinde ortaya çıkar. Böylece paslanma meydana gelir. Canlıların nefes alıp verme olayı da aslında bir oksitlenmeye örnektir. Bunlar yavaş oksitlenmeye örnektir. Hızlı oksitlenmeye ise kömür, odun gibi maddelerin yanması örnek olarak gösterilebilir.

İnsan Vücudundaki Oksitlenme ve Kullanıldığı Alanlar

Hepimizin bildiği gibi vücudumuzun içte ikisi oksijenden oluşur. Dokularımızın oksitlenmesi için oksijen en önemli kaynaktır. Şeker ve yağ gibi maddelerin vücudumuzda oksitlenmesi sonucu depolanır. Bu depolanma sonucu ortaya çıkan bağlar insan ve hayvanların hareket etmesini sağlamaktadır.

Kullanıldığı alanlara değinecek olursak; tıptan endüstriyel alanlara kadar birçok yerde oksijene ihtiyaç duyarız. Astım, kalp rahatsızlıkları, oksijen yetersizliği çeken tüm hastalara gerekli araç gereçlerle oksijen takviyesi yapıldığına şahit olmamız oldukça mümkündür. Aynı şekilde her hangi bir gaz zehirlenmesi olması durumunda ilk olarak oksijen verilir. Dalgıçların tüplerinde kullandıkları oksijen de oldukça gereklidir. Diğer kullanıldıkları yerler şu şekildedir;

-Yüksek ısılı fırınlar,

-Füzeler,

-Çeşitli tedavi yöntemleri,

-Arıtma tesisleri gibi birçok seçenekle karşılaşabiliriz.

Bir başka açıdan bakarsak sanayicilik ve endüstride kullanıldığı alanlar da oldukça fazladır. Örneğin uçaklar havalandıkça basınç düştüğünden, uzmanlar belirli feetin üstünde oksijen depolamak zorunda kalıyorlar. Böylelikle havadaki basınç yükseldikçe oksijen miktarı ile basınç dengelenmiş oluyor ve insanlarda bilinç kaybı meydana gelmemiş oluyor. Bu şekilde birçok durumun önüne geçildiği zamanlar olabilmektedir. Sanayicilikte ise taşıtlar için kullanılan LPG gazlarında da oksijenin yer aldığı görülmektedir.

Azot Nedir?

Azot, diğer adı ile nitrojen, hacim olarak atmosferin %78’ini oluşturan bir elementtir. Kokusu, rengi ve tadı bulunmamaktadır. Atom sayısı 7, simgesi ile N ile gösterilir. Azotun çok fazla bileşeni yoktur fakat besin, gübre ve patlayıcı maddelerde önemli bir bileşendir. Azot doğadaki canlı döngüsü için çok önemli bir role sahiptir. Dondurucu özelliği özellikle sıvı halindeyken kullanılır.

Azotun Tarihçesi Hakkında

Daniel Rutherford azotu ilk bulduğu zamanlar onu zararlı hava olarak tanımlamış olsa da, 1772 yılında iyi bir buluş yaptığının herkes farkındadır. Orta çağlarda azotun bileşenleri ile ilgili birçok bilgi bilinmekteydi. Başta altını çözebilen bir karışım olmasının bilinmesi yanı sıra, kral suyu olarak da söylenmiş olduğu zamanlar vardı. Daha sonra da gübrelerde kullanılmaya başlandı.

Azotun Bileşenleri

Endüstriyel olarak azot ve doğal gaz belirli işlemlerden geçtikten sonra amonyağa dönüştürülür. Amonyak da oluşturulduğu zaman gübre ya da patlayıcı özelliği taşıyan maddeler için kullanılmaktadır. Moleküler azot dediğimiz gaz ise farklı alanlarda kullanılabilir. Bunlardan birkaç tanesi aşağıdaki gibidir;

-Paslanmaz çelik üretimi,

-Otomobil ve uçak gibi araçların tekerlekleri konusunda,

-Sıvı patlayıcıların üzerini örtmek için güvenlik amaçlı alanlarda,

-Paket haline getirilmiş besinlerin tazeliğini korumaları için kullanılır.

Şunu belirtmek isteriz ki, uçak ve otomotiv alanında tekerlekleri şişirmede kullanılan gazlar azottan oluşur. Kullanılmasının sebebi ise yüksek sıcaklıklarda ve basınçlarda tekerleklerin patlamasını engellemek içindir. Bu yüzden uçaklarda daha yaygın olarak kullanılır.

Genel Bilgiler

-Azot moleküllerini güneş ışınlarını kolay kolay parçalayamaz.

-Araştırmalara göre insanların ve hayvanların idrarında da azot üre olarak bulunmaktadır. Üre zamanla dokunulmadan durduğunda parçalanarak amonyak haline gelebilir.

-Vücutta albümin bulunan bireyler, azotun içerdiği besinlerden kaçınmalıdır. Bu durum aynı zamanda hamileleri, böbrek yetmezliği olan hastaları da kapsamaktadır. Kaçınmalarının sebebi ise, bu besinler vücuda albümün etkisi olabileceğinden yarar yerine zarar vermektedir. Ciddi tehlikelere yol açabilirler.

-Galakside en yaygın olarak bulunan elementlerin yedinci sırasında yer almaktadır.

-Proteinlerin oluşumu için de azota ihtiyaç duyulmaktadır.

-Hayvan dışkıları büyük oranda azot içermektedir.

-Ayrıca azot asit üretiminin başlangıç seviyesidir.

-Azot insan sağlığı için de bir o kadar önemlidir. Azotun bulunduğu besinlerden biri mercimek ve kuru fasulyedir.

-İnsan vücudundan dışkı yoluyla dışarı çıkmaktadır.

-Meyve sebzelerde çok fazla azot bulunmamaktadır. Bunların yanı sıra yağlarda da azot diğer besinlere nazaran daha az bulunmaktadır.

-Elektronik parçaların elde edilmesinde ve kimya laboratuvarlarında azot oldukça fazla kullanılır.

-Gıda sektöründe genellikle, fıçı biralarda, doldurma işlemlerinde, gazlardan arındırma gibi işlemlerde azot kullanılmaktadır.

-Bir araya gelen birleşenlerden barut yapmak için azot kullanılır.

-Metal bilimde birçok alanda yine azot kullanımı yapılmaktadır.

-Modifiye kullanımlarında, nakliye uygulamalarında, ambalajlama işlemlerinde, dondurulmuş yiyeceklerin paketlenmesinde, meyve suları, şarap gibi içeceklerin paketlenmesinde, kuru meyveler ve kuruyemişlerin paketlenip taşınmasında azotun büyük bir etkisi bulunmaktadır.

-Bilim sektörünü ele alacak olursak atmosferin basınç kontrolünü sağlamada azot önemli bir bileşendir.

Paylaş

YORUMLAR

Wordpress (0)
error: Content is protected !!