İbni Battuta Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Seyahatnamesi

İbni Battuta Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Seyahatnamesi

Ünlü bir Müslüman Arap gezgin. Yazdığı seyahatnamede Marco Polo’dan çok daha fazla bilgi vermiştir. 1304’de doğmuştur. 1368 yada 1369 da Fas da ölmüştür.

Battuta, din eğitimini doğduğu yerde aldı ve hacce gitmeye karar verdiğinde uzun süren yolculuğuna da başlamış oldu. 1325’de yola çıktığı bu uzun gezi, 1354’te yine tanca’ya dönmesiyle son buldu. Yaptığı bu gezilerde, Fas sultanı Ebu İnan’ın isteği üzerine, gördüklerini Muhammed bin Cuzey el Kelbi isimli bir bilim adamına yazdırdı. İbni Batutta seyahatnamesi olarak bilinen bu eser 3 yılda tamamlanmıştır.

Kitaba bakıldığında gezginin yolculuğun ilk bölümünde Kuzey Afrika yoluyla Mısır’a ulaştığı, direkt hac güzergahına gitmeyip Şam’dan hareket eden bir kervana katılarak Mekke’ye gittiği öğrenilir. Mekke’den çıktıktan sonra Huzistan, Fars Cebel Samara, Musul, Tebriz’e gider. Burada büyük İlhanlı hükümdarı Ebu Sait ile görüşür. Sonra Bağdat’a gider. Dini bilgisinin derinliği, gittiği yerlerdeki insanlarda İslamı tanıma merakı uyandırmıştır. Gezgin yeniden Hicaz’a dönünce gezisinin ilk bölümünü tamamlamış olur. 1327 -1330 yılları arasında 3 yıl boyunca Mekke ve Medine’de ibadet ederek vaktini geçirir.

Gezisinin ikinci bölümünde Kızıldeniz kıyılarından Yemen’e kadar gider. Aden’e geçip Doğu Afrika’daki Müslüman ticaret merkezlerini görür. Arabistan Yarımadası’nın Güneydoğu kıyılarından Umman’a geçer. Basra Körfezi’nde kıyıya çıktıktan sonra Mısır’a, sonra Suriye’nin Lazkiye limanından deniz yoluyla Anadolu’ya geçer. Alanya’ya gider. Muğla ve Milas’ı ziyaret ettikten sonra Karaman’da Karaman Beyi Bedrettin Mahmut tarafından ağırlanır. Buradan İzmir’e geçer ve Aydınoğulları Beyliği’nin kurucusu Gazi Mehmet Bey’in konuğu olur. Oradan Bursa’ya geçer. İznik’te Orhan Gazi ile görüştüğü düşünülmektedir. Çünkü kitabında onun savaşçılığını, kalelerini savunma yöntemlerini anlatır ve disiplinini över. Safranbolu’ya, Kastamonu’ya, Sinop’a gider. Burada kırım’a gitmek için bir gemi kiralar. Kırım’da Altınordu hükümdarı Gıyasettin  Mehmet Özbek Han’ın Kafkasya’daki ordugahını ziyaret eder. Volga kıyılarına gelir.

Özbek Han’ın eşi olan Bizans Prensesi, ailesini görmek isteyince hükümdarın izniyle onu İstanbul’a götürür. İstanbul’dan övgülerle bahseder. Sonra hükümdarın eşiyle geri dönüp Özbek Han’ın sarayında bir süre konuk olunca, gezisinin ikinci bölümü tamamlanmış olur.

Yolculuğunun üçüncü ve bölümü 1333’de Buhara’ya ulaşıp Horasan’ı gezdikten sonra Hindikuş dağlarını aşıp İndus Vadisi’ne gelmesiyle başlar. Hindista’nın tarihini, gelenek ve göreneklerini halkını ve ürünlerini çok detaylı bir şekilde anlattır. Delhi’de Gıyasettin Muhammed Şah II’nın huzuruna kabul edilir ve burada üç yıl kadar kadılık  görevi icra eder.

Bir elçileri kurulunun başında Çin’e gider. Ancak yolculuk sırasında çıkan fırtınada gemilerin batması üzerine bir süre Malabar Sultanlığı’nda kalır. Maldiv Adaları’na gider ve burada iki yıl kadar kadılık yapar. Sumatra Adasına ulaştığında buradaki Müslüman sultan, Çin’e gidebilmesi için ona bir gemi verir. Bu sayede Pekin’i ziyaret edebilir. Ama Çin’de iç savaşlar çok kızışınca geri döner. Sumatra ve Malabar üzerinden veba salgınında birçok kişinin öldüğünü görür. Mısır’ı geçip 1349’da Tunus’a ulaşır.

Sardinya Adası’na, Cezayir’e gider. Cebelitarık Boğazını geçer. 1350’de İspanya’ya ulaşır. Granada Krallığını gezer. Müslüman zencilerin oluşturduğu Mandigo’yu görmek için Nijer’ya kıyılarına gider. Büyük Sahrayı boydan boya geçerek Batı Sudan’a ve Mali’ye ulaşır. Mali İmparatorluğunda bir yıl kadar kalıp incelemelerde bulunur. 1354’de Fas’a döner. Bu gezi sırasında toplam 130.500 kilometre yol gitmiş olur.

Gezi eseri, Batılar için önemli bir sosyolojik ve tarihi kaynak olmuştur. Bir çok dile çevrilmiştir. Damat Mehmet Şerif Paşa tarafından 1917-1919 yıllarında Türkçeleştirilmiştir. İbni Batutta, Hindistan da bazı sayfalar kaybolunca buraları kendi hatırladığı şekilde doldurmaya çalıştığından ve Cuzey de kendince eklemeler yaptığından, seyahatnamede bazı kronolojik yanlışlar olmuştur. Ama yinede tarihe ışık tutan önemli bir eser olarak kabul edilmektedir.

YORUMLAR

Wordpress (1)
  • comment-avatar

    Ben o devrin kadınıyım bu devir bana göre değil

  • error: Content is protected !!