Karaca Hayvanı Nedir? Nerede Yaşar? Özellikleri Nelerdir?

Karaca Hayvanı Nedir? Nerede Yaşar? Özellikleri Nelerdir?

Karaca adını günlük hayatta birçok yerde görebiliriz. Kimi firmaların isimlerinde, bazı markaların etiketlerinde, kimi kız çocuklarının adını da karaca olarak koyar. Bunun sebebi karaca hayvanının zarif, narin, uysal ve çok güzel gözlerinin olmasıdır. Karaca hayvanı bir geyik türüdür. Ortalama boyları 80 – 90 cm olup kiloları da 20 ile 50 kg arasında değişiklik gösterir. Karacalar da geyikler gibi memeli hayvanlar grubundan gelir. Onlarda, döllenmeden sonra türlerini doğurarak çoğaltırlar. Gebelik dönemleri insanların gebelik sürecine benzerlik gösterir. Döllenme anne karnında olur ve 8 – 9,5 aylık bir süreçten sonra doğum olayı gerçekleşir.

  • Karacaların doğada adaptasyon içinde olmalarını sağlayan boynuzları vardır. Nitekim 30 – 40 cmi geçmeyen oldukça küçük bu boynuzları onları düşmanlarına karşı korunmalarında yardımcı olur. Birçok cinste olduğu gibi karacalarında erkekleri dişilerine göre hem daha iri hem de daha çok gelişmiştir. Bu türde de tek eşlilik mevcuttur, hatta karacaların kuğular gibi eşlerine sadık oldukları bilinir.

Karaca Nerelerde Yaşar Nereden Gelmiştir?

Karaca ismini, anlamından ve kulağa çağrışımından da anlaşılabileceği gibi, Yabani, özgürlük, hürriyet ve kısıtlılık olmadan yaşamak gibi anlamlar çağrıştırır. Her canlının hakkı olan kendi doğal ortamlarından, çalılıklarında ve dağlarında yaşamalıdırlar. Günümüzde hayvanat bahçelerine olan ilginin artmasından dolayı birçok yabani hayvan kendi doğal yaşam alanlarından koparılıp kafeslerde yaşamaya mahkûm ediliyor. Bunlardan biride karaca hayvanıdır.

  • Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Belgrad Ormanlarında da karşılaşıldığı bu hayvan türü de ne yazık ki nesli tükenme riski taşıyan hayvanlar arasındadır. Gel gelelim bu karacaların gerçekte yaşadıkları ve her zaman yaşamaları gerektiği yerler. Sibirya taraflarında yaşarlar hatta Sibirya karacası da denilen bir karaca türü de vardır. Anadolu’nun, Orta Asya’nın birçok yerinde yaşarlar ve boz ve kızıl, kahverengi karacalarının yuvaları burasıdır. Kafkas dağlarında, Ural dağlarında, Akdeniz’in adalarında, Avrupa’nın birçok kesiminde yaşamlarını sürdürürler. Bunlar dışında Kuzey ve Güney İskandinavya’da, İrlanda ve İzlanda da ayrıca Türkiye’nin sıcak seyrek ağaçlı ve sık çalılıklı bölümlerinde yaşarlar.

Karaca Hayvanı Nasıl Ses Çıkarır?

Bu zamana kadar güzelliğinden bahsettiğimiz karaca hayvanının, aslında ses tonu da bir o kadar meşhurdur. Rahatlatıcı müzikler arasında olan karaca sesinin, yabani kuşların dağ keçilerinin ve hafif rüzgar sesinin karışımı olduğu tiz ve puslu bir sesi olduğu söyleniyor. Karaca hayvanının sesini you tube da birçok kanalda dinleyebilirsiniz.

Karaca Hayvanı Nasıl Beslenir?

Karacaların bir geyik türü olduğunu biliyoruz. Geyikler otçul beslenen hayvanlardır o halde karacalarda anne sütünden yani annelerini emdikten sonra otçul beslenirler. Ot, çalı, maki, yonca, papatya, sardunya, sarmaşık, üzüm yaprakları, böğürtlen yaprakları ve söğüt en sık tükettikleri bitkilerdir. Bunun dışında hayvanat bahçelerinde yaşayan evcilleştirilmeye çalışılan karacalarsa, suyla hafifletilmiş inek sütü ve keçi mamaları ile beslenirler.

Karaca Hayvanının Özellikleri

BOYNUZLARI:

Boynuz yapısı görsel olarak keçiboynuzuna benzese de, aslında yapı olarak çok daha farklıdır. Kalsiyum ve kemiksi yapı bakımından yaban karacalarının boynuzları daha güçlüdür. Ortalama boyları çok uzun olmasa da erkek karacalar kavga dövüş sırasında karşı tarafa karşı her zaman boynuzlarını kullanırlar ayrıca yetişkinlik çağına gelene kadar boynuzlar şekillenmeye devam eder. Yetişkin bir karacanın öndeki boynuzları dik arkada da kıvrımlı ve öndeki boynuzlarına göre çok daha kısa iki boynuzu daha vardır.

GÖZLERİ:

Birçok şiire efsaneye masala konu olmuş ve güzelliğiyle bilinen karaca hayvanının gözleri, iri ve tam olarak yuvarlak denilemeyecek ama badem şeklinde de olmayan elipsimsi bir yapıdadır. Gözlerinin güzelliğini altta ve üstte olmak üzere kıvrımlı uzun kirpikleri tamamlar görenlerin hayran kaldığı bu buğulu masum gözlere maşallah demeden geçmeyin.

VÜCUT YAPISI:

Zarafetin, narinliğin, sadeliğin ve gösterişsizliğin temsili olan geyiklerle hemen hemen aynı vücut yapısına sahiptir. Tek farkı karacaların daha küçük hayvanlar olmasıdır. Ortalama boyları 80 cm kadardır esnek diz kapakları vardır ince bacaklara sahip bu canlılar her ne kadar da zayıf görünseler de oldukça güçlü ve dinamik bir bacak yapısına sahiptirler mükemmel bir mekanizma ile vücut sistemleri çalışmakta ve devam etmektedir.

ÜREME ÖZELLİKLERİ

Diğer tüm canlılar gibi karacalarda doğası gereği türlerini devam ettirmek için üremek zorundalar. Belli bir denge içerisinde döllenme anne karnında olduktan sonra en geç 9,5 aydan sonra anne karnında gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlamış karaca yavruları doğum evresine gelir. Tek eşliliğin görüldüğü karacalarda yavru bebek doğduktan sonra gelişimini ve büyümesini de anne ve baba karacalar birlikte üstlenir.

KULAKLARI:

İki ön boynuzunun yanında biri sağda biri solda olmak üzere iki kulağa sahiptir. oldukça ses dalgasına hassas olan kulakları da geyiklerinkinin bir küçüğü gibi durmaktadır. Ses algısının çok yüksek olduğu bu kulakların mekanizması da oldukça hassastır. Daha çok düşük desibeldeki sesleri bile algılayabilen karacaların kulakları altıncı his robotu gibidir tehlikeyi ve olabilecek bir sorunu çok öncesinden hissetmelerinde etkili olur ve bu sayede erkenden önlem alabilirler. Özellikle anne karacalar bu yönde çok daha fazla gelişmişlerdir.

RENKLERİ DERİ ÖZELLİKLERİ

Bu özellikleri yaşadıkları çevreye göre değişkenlik gösterir. Örneğin Sibirya da yaşayan karacaların kıllarının rengi beyaz ve beyaza yakın renkler olup derileri oranın şartlarına uygun bir şekilde oluşmaktadır. Yağ tabakaları ve epidermis dermis tabakaları daha kalınken; Orta Asya ve Avrupa Afrika kesimlerinde yaşayan karacalar bunların tam tersi kılları boz, kızıl, kahverengi ve deri tabakaları oranın havasının sıcak olmasından dolayı çok daha ince yağ tabakaları yok denecek kadar az ve daha zayıftırlar.

GÖÇ VE BARINMA ÖZELLİKLERİ

Karacalar birçok canlı türü gibi yaşadıkları ortamın doğal şartları değiştiği zaman göç eden canlılardır. Orman yangınları, mevsim değişiklikleri, gerek kendi türleri gerek başka canlılarla olan yiyecek savaşları, adaptasyon şartları, insan yerleşimlerinin yaygınlaşması gibi durumlar bu göçlerin sebeplerinden biridir. Genelde sürüler halinde göçler yaşanırken bazen aileler arasında da göçler olduğu görülebilir. Bir aile gibi yaşayan karacalar çalılıkların arasında hem daha korunaklı olduğu için hem de vücut yapılarının rahatlığı için oralarda barınırlar.

BURUNLARI:

Ağızlarının hemen üstüne konumlanmış iki kanatlı geniş ve küçük burunları vardır. Oldukça fazla mukus üretirler ve bundan birçok hayvan türü faydalanır. Koku alma duyuları da en az ses algıları gibi gelişmiştir. Daha çok yiyecek bulmak ve ailelerini bulmak için koku alma duyularını kullanırlar.

AĞIZLARI:

Geviş getiren gillerden gelen, karacaların çene yapısı öne doğru ve uzundur. Alt dudakları üst dudaklarına oranla daha kalındır. Bu özelliği otları çekme, koparma ve kavrama işlerini kolaylaştırmıştır. Sürekli geviş getirdikleri için besinleri, ağızlarında oldukça iyi öğütürler bunula birlikte azı dişleri ön dişlerinden daha çok gelişmiştir. Bu yönleri de türünün bir üst örneği olan geyiklerle aynıdır. Ağızları da burunlarının hemen altına konumlanmış fakat tat alma duyuları diğer tüm otçullar gibi pek fazla gelişmemiştir.

Paylaş

YORUMLAR

Wordpress (0)
error: Content is protected !!