Mavi Hindiba Nedir? Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Mavi Hindiba Nedir? Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Cichorium sözcüğü gitmek anlamına gelen cio ve tarla anlamına gelen chorion sözcüklerinden oluşmuştur. Bitkinin yetiştiği yeri anlatmak amacıyla bu adın verildiği düşünülmektedir. Sözcüğün Arapça kökenli olduğunu ileri sürenler de vardır. Yapraklarının biçimi nedeniyle Yunanca kertikli anlamına gelen intybus veya entomos sözcükleri kökenlidir. Intubus olarak yazılmasından yola çıkarak dallarının içinin boş olması nedeniyle in (iç) ve tubus (boru) sözcükleri kökenli olduğu da ileri sürülmektedir.

Hindiba sözcüğü Arapça’dır. Farsça’sı ise hindibitdir. Yabani hindiba İskandinav yarımadasının güneyinden, Akdeniz kıyılarına, Atlas Okyanusu’ndan Hazar denizinin batısına dek tüm Avrupa’da, Ön Asya’da, İran’ın batısında, Batı Pakistan’ın dağlık bölgesinde, Baykal gölü kıyılarında ve yer yer Kuzey Afrika’da yetişir. Doğu Asya’ya, Avustralya’ya, Yeni Zelanda’ya ve Güney Afrika’ya da götürülmüştür.

Araştırmalar, Mısırlıların bitkiyi günümüzden 6 bin yıl önce tanıdıklarını, sebze olarak tarımını yaptıklarını, suyunu göz hastalıklarına ve zehire karşı kullandıklarını ortaya çıkarmıştır. Plinius yabani yetişen hindibanın Mısır’da önemli bir yere sahip olduğunu yazmıştır. Dioskorides bitkiyi tanımı yapılan ve yabani diye ikiye ayırmış, iltihap önleyici, kanamayı durdurucu, iştah açıcı olarak, ishal, gut hastalığı, yılancık ve akrep sokmasına karşı önermiştir. Paracelsus terletici ve cüzzama karşı koruyucu olduğunu yazmıştır. Matthiolus bitkiyi çok iyi bir karaciğer ve mide maddesi olarak övmüş, ishal, ateş, iştahsızlık, çıban, gut hastalığı, deri döküntüleri ve baş ağrısına karşı kullanmıştır. Kneipp bitkiyi mide, safra kesesi, karaciğer, dalak, böbrek hastalıklarına karşı, Leclerc mide güçlendirici, safra söktürücü ve kan temizleyici olarak uygulamıştır.

İlk olarak Plinius bitkinin sihirli gücüne yer vermiştir. Avrupa’da 15. hatta 17. yüzyılda bitkinin sihirli olduğuna inanılıyordu. Özellikle az bulunan beyaz çiçeklisinin sihir gücünün daha çok olduğu düşünülüyordu. Kök toz olarak erkeğin yemeğine gizlice karıştırılırsa eşini aldatmayacağına inanılıyordu.

Tıbbi Nitelikleri: Peklik giderici, iştah açıcı, kan temizleyici, ateş düşürücü mideyi, idrar ve safra söktürücü, güçlendirici.

Kullanıldığı Yerler: Bahar kürü, iştahsızlık, kansızlık, karaciğer hastalıkları, peklik, sarılık, şeker.

Botanik: Ülkemizin her yöresinde yaklaşık 1400-1500 m yüksekliğe kadar yol kenarlarında, boş tarlalarda yetişir. Kumlu, balçıklı ve  çok nemli olmayan toprakları, sıcak yerleri sever.

Çok yıllık ve otsudur. Boyu 40-100 cm arasında değişir. Kök uzun ve iğ görünümlüdür, içi sarı, dışı beyazdır. Dikine çıkan gövde çok dahi ve serttir, içi boş, üstü kaba sert tüylüdür. Alt yapraklar büyük kenarları iri kesikli, parçalı, uçlan sivridir. Üste doğru çıkan yapraklar az kesikli, mızrak biçimlidir. Tüm bitkinin içinde süte benzer acımsı bir sıvı vardır. Göze çarpan güzel çiçekler çoğunlukla açık mavidir. Seyrek olarak pembe ve beyaz olanlarıyla da karşılaşılır. Çiçekler çoğunlukla yalnız veya 2-3 çiçek bir arada, yaprak koltuklarından çıkan sapların veya dalların ucunda, güneşli havalarda temmuzdan eylülün sonuna dek açar. Çabuk solan çiçeklerin yerine kısa sürede yenileri açar.

Avrupa pazarlarında chioro adı altında satılan yabani hindiba kültürü olan sebze, 1845 yılında Brüksel botanik bahçesi baş bahçıvan tarafından yetiştirilmiştir.

Günümüzde chicor’ee Belçika sebze yetiştiricilerinin önemli bir ihracat maddesidir. Bu bitkiye ana vatanında witioof denmektedir. Witloof veya diğer adıyla chicor’ee gevşek toprakta ve karanlıkta yetiştirilir. Rengi çok hafif sarımsı soluk beyazdır. Çok az ışık bile bitkinin klorofil üretmesine, yapraklarının yeşermesine ve tadının acılaşmasına neden olur.

Nelerinden Yararlanılabilir: Kökünden ve çiçekli bitkiden yararlanılır.

Toplanması ve Saklanması: Temmuz ayında toplanan çiçekli bitki, gölgede, hava akımlı yerlerde çok iyi kurutulur. Kökler sonbaharın sonuna doğru toprak-tan çıkarılır ve iyice temizlenir. Boylamasına ortadan ikiye bölünüp ipe dizilerek veya serilerek, bol hava akımlı yerlerde veya yapay olarak 30-40°C’ de kurutulur. Neme karşı çok duyarlıdır, nemden korunacak biçimde saklanmalıdır.

Kokusu ve Tadı: Tadı çok acıdır. Kokusu yok denecek kadar azdır.

Yan Etkileri: Önerilen ölçüler içerisinde kullanıldığı sürece herhangi bir yan etkisi yoktur.

Kullanma Biçimleri: içten ve dıştan uygulanır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri: Çay: 1 çay kaşığı kök, çiçekli bitki veya karışım 300 ml soğuk suya konur, kısık ateşte kaynatılıp süzülür. Veya 1 çay kaşığı kök, çiçekli bitki veya karışım 1 çay fincan’ soğuk suda 48 saat demlenip süzülür. Posası preslenerek karıştırılır.

Tentür: Kıyılmış kök ve çiçekli bitki karışımı 50-70°’lik 100 ml alkolle koyu renkli bir şişeye konur, 10-15 gün ara sıra çalkalanarak dinlendirilip süzülür. Posası preslenerek eklenir. 1 çay kaşığı suyu 100 mi 60°’lik alkole karıştırılarak da yapılabilir.

Su: Taze bitki ve kök preslenerek elde edilir.

İçindeki Bazı Maddeler: Acı maddeler (çiçekte sichorin, sapta ve yaprakta laktin, kökte intibin), kauçuk, inülin, glikozitler, yağ, albümin, madeni tozlar, B, C, P, K vitaminleri, aminoasitler, karbonhidratlar, karotinoidler, fenol asit.

Karotinoidler ve fenol asit serbest radikalleri yok eder, bağışıklık sistemini güçlendirir. Acı maddeler karaciğeri ve safra kesesini uyarın intibin metabolizmayı ve sindirimi harekete geçirir.

Mavi Hindiba’nın Faydaları

  • Kansızlık için öğlen ve akşam yemeklerinde veya hemen sonra 1 kahve kaşığı yabani hindiba suyu içilir. Su her gün taze olarak preslenmelidir.
  • Eklem yerlerinde, özellikle dizlerde yorgunluk, güçsüzlük gibi rahatsızlıklarında eklem yerleri günde 1-3 kere yabani hindiba tentürüyle ovulur.
  • Kan temizleyici olarak aynı özelliği olan başka bitkilerle karıştırılarak salatası yapılır. Günde 6 çay fincanı çayı içilerek 3-4 haftalık kür yapılır.
  • Çayı ve suyu karaciğer tıkanıklıklarında, sarılıkta ve dalak hastalıklarında kullanılır.
  • Taze bitki preslenerek içildiğinde içindeki inülin kandaki şeker oranını düşürür. Kökünden yapılan yemek özellikle şeker hastalarına önerilir.
  • Zafiyet, bitkinlik ve benzeri durumlarda uzun süre salatasının yenmesi, veya salatalara karıştırılması yararlı olur. Salatası pekliği de giderir.

YORUMLAR

Wordpress (0)
error: Content is protected !!