Reform Nedir? Nedenleri ve Sonuçları Nelerdir?

Reform Nedir? Nedenleri ve Sonuçları Nelerdir?

Reform’un sözlük anlamı ıslahat, yeniden şekil verme ve düzenleme anlamına gelir. Avrupa’da Katolik kilisesinin bozulması ve dini amaçlarından uzaklaşması üzerine 16. yüzyılda Almanya’da başlayarak diğer Avrupa ülkelerine yayılan dini alandaki yeniliklere Reform denir.

Reform’un Nedenleri

  • Katolik kilisesinin dini işlerden daha çok siyasi ve ekonomik işlerle uğraşması,
  • Kilisenin, endülijans (para karşılığı günah çıkarma) ve kralların toprak bağışlaması ile zenginleşmesine karşılık halkın fakir durumda olması,
  • Rönesans hareketleri ile skolastik düşüncenin yıkılarak pozitif düşüncenin gelişmesi,
  • Matbaanın geliştirilmesi ile birçok kitabın basılması, Hümanizm ve Rönesans düşüncelerinin geniş kitlelere yayılması,
  • Kralların, papaların siyasi nüfuzlarından kurtulmak istemeleri,
  • Coğrafi Keşiflerle yeni kıtaların bulunması ve dünyanın yuvarlaklığının anlaşılmasıyla, kilisenin ileri sürdüğü bazı görüşlerin yanlışlığının ortaya çıkması.

Reform’un Doğuşu

Avrupa’da Haçlı Seferlerinin ve Hümanizm akımının etkisiyle kiliseye duyulan güven sarsılmış ve skolastik düşünce zayıflamaya başlamıştı. Bu gelişmelerin de etkisiyle Reform hareketleri Almanya’da Martin Luther tarafından başlatıldı. Luther, Papa’yi ziyaret için Romaya giderken yolda uğradığı kiliselerin zenginlik içerisinde olduğunun, buna karşılık halkın fakir olduğunu ve kilise tarafından sömürüldüğünü görünce kiliseye karşı harekete geçmiştir. Ülkesine döndükten sonra Martin Luther bu amaçla 1517 yılında Almanya’da Wittenberg Kilisesinin kapısına astığı 95 maddelik bildirisinde özetle şu görüşleri ileri sürmüştür:

  • Tanrı ile kul arasına kimse giremez.
  • Kiliseler tarafından affedilen günahların gerçekliği yoktur. Günahları ancak Tanrı bağışlar.
  • Endüllijans (para ile günah çıkarma) satışına aracılık yapan rahipler suçludur.

Görüşlerini açıklayan Luther’i, papa aforoz ederek tutuklanmasını istedi. Alman prenslerinin Luther’i desteklemesi ve papayı protesto etmesiyle Protestanlık mezhebi ortaya çıktı. Papanın tarafını tutan Roma – Germen imparatoru Şarlken ile Protestanlar arasında yaklaşık 30 yıl süren savaşlar Ougsburg Antlaşması ile sona erdi (1555).

Bu antlaşmayla;

  • Protestan mezhebi ve kilisesi resmen tanındı.
  • Alman prenslere, istedikleri mezhebi seçme ve seçtikleri mezhebi kendi yönetimleri altındaki halka da kabul ettirme hakkı tanındı.
  • Prensler, kendi toprakları üzerindeki dini işlerin mutlak hakimi oldu.
  • Prenslerin mezheplerini kabul etmek istemeyen halkın başka ülkelere göç etmelerine izin verildi.

Reform Hareketlerinin Yayılması

Almanya’da başlayan Reform hareketleri zamanla Avrupa’nın diğer ülkelerine de yayılarak din alanında yeni gelişmelere neden oldu.

Fransa’da Reform hareketlerinin öncülüğünü Luther’in fikirlerini benimseyen Kalven yaptı. Kalven’e göre “Hristiyanlığın temeli incil’dir. Kul ile Allah arasına din adamlarının girmesi doğru değildir. Azizlerin heykel ve resimlerine tapılamaz. Yapılan ayinlerin çoğu gereksizdir.” Kalven’in fikirleri bilhassa aydın tabaka arasında benimsendi ve yayıldı. O’nun taraftarlarının oluşturduğu mezhebe Kalvenizm, mensuplarına Kalvenistler dendi. Kalvenistlere Fransa’da çok baskı ve zulüm yapıldı. Buna rağmen Kalvenizm mezhebi yayılmaya devam etti. Kral IV. Henri 1598 yılında Nant Fermanı ile Kalvenizm mezhebine inanç serbestiyeti verdi. Böylece Fransa’da Katolik mezhebi yanında Kalvenizm mezhebi de ortaya çıkmış oldu.

Fransa ve Almanya’da halktan gelen dinde Reform isteği, İngiltere’de Kral VIII. Henri (1509 – 1547) tarafından ortaya atıldı. Kral, İngiliz kilisesini kendine bağlayarak reformları halka zorla kabul ettirdi. Kraliçe Elizabet (1558 – 1603) zamanında Katolik, Protestan ve Kalvenizm mezhepleri örnek alınarak İngilizlerin milli kilisesi olan Anglikan Kilisesi kuruldu ve resmen tanındı.

  • İngiltere’de kralın Anglikan Kilisesi’ni kurarak denetimine alması halk üzerinde papanın etkisini azaltırken monarşik gücü artırmıştır.

İskoçya’da Kalvenizm mezhebi kabul edildi ve bu mezhebe Presbiteryenizm adı verildi. İsveç, Norveç ve Danimarka’da ise Luther’in düşünceleri farklı mezhep isimleriyle benimsendi.

Reform’un Sonuçları

  • Avrupa’da mezhep savaşları yaşandı.
  • Avrupa’da mezhep birliği bozularak, Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında Protestanlık, Kalyenizm, Anglikanizrn gibi yeni mezhepler ortaya çıktı.
  • Hristiyanlık dünyasında papaya duyulan sevgi ve bağlılık azaldı.
  • Katolik kilisesi kendisini yenilemek zorunda kalarak Hristiyanlığa daha iyi hizmet etmek için Cizvit tarikatını kurdu.
  • Eğitim ve öğretim kilisenin elinden alınarak laik eğitim sistemine geçildi. Katolik kilisesinden ayrılan ülkelerde kilisenin mallarına ve topraklarına el koyan krallar daha da güçlendi.
  • Kilise ve din adamlarının toplum üzerindeki baskıları ortadan kalktı.
  • Protestan krallar ve prensler ülkelerinde din işlerinin mutlak hakim’ oldular.
  • Reform Hareketleri Avrupa’yı siyasi yönden olumsuz etkiledi. Şarlken’in Osmanlı Devleti üzerine yapmayı planladığı Haçlı Seferi, mezhep savaşlarından dolayı gerçekleşmedi. Mezhep Savaşları, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da ilerlemesini kolaylaştırdı.

Osmanlı ülkesinde Yaşayan Hristlyanlar ve Reform

Osmanlı Devleti’nde yaşayan Ortodoks Hristiyanlara din ve inanç konularında serbestlik tanınmış, geniş haklar verilmişti. Bu yüzden Osmanlı Devleti içerisindeki Hristiyanlar, Avrupa’daki mezhep kavgalarından ve Reform hareketlerinden genel itibariyle etkilenmemişlerdir. Avrupa’da yeni kurulan mezheplerin etkisiyle karışıklıklar meydana gelmesi batıda Osmanlı Devleti’ni rahatlatmıştır. Avrupa’daki mezhep çatışmalarından ve karışıklıklardan yararlanmak isteyen Kanuni Sultan Süleyman, Roma – Germen imparatoru Şarlken’e karşı Protestanları desteklemiştir.

Otuz Yıl Savaşları (1618-1648)

17. yüzyıl başlarında Avrupa’da, Kutsal Roma – Germen imparatoru II. Ferdinand’ın Protestanlar’ı ortadan kaldırmak amacıyla İspanya ile işbirliği yaparak Protestan Alman prenslere saldırmasından dolayı Otuzyıl Savaşları ortaya çıkmıştır. Mezhep Savaşları da denen bu savaşlara daha sonra Protestanlığı kabul etmiş olan Danimarka, Hollanda ve İsveç de Protestan Alman prenslerin yanında girdi. Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nun savaşı kazanmasından çekinen Fransa, Katolik mezhebinden olmasına rağmen Protestan bloğuyla anlaşarak Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’na (Almanya’ya) karşı savaştı. Almanya-Fransa savaşına dönüşen Otuzyıl Savaşları Almanya’nın yenilgisiyle sona erdi. Savaş sonunda Westfalya Antlaşması yapıldı (1648).

Bu antlaşmaya göre;

  • Alman imparatoru, Protestan Alman prenslerinin siyasal ve dinsel özgürlüklerini kabul etti.
  • İsveç ve Hollanda’nın bağımsızlığı tanındı.
  • Kutsal Roma-Germen imparatorluğu dağılma sürecine girdi ve Almanya’da güçlü prenslikler ortaya çıktı. Bunların en güçlüsü 19. yüzyılın sonlarında Alman birliğini sağlayan Prusya idi.
  • Almanya’dan Alsas – Loren Bölgesi’ni alan Fransa merkeziyetçi yapısını daha da güçlendirdi.

YORUMLAR

Wordpress (0)
error: Content is protected !!